Prostat Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Prostat Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Prostat; genellikle erkeklerin ilerleyen yaşla birlikte varlıklarından haberdar oldukları bir salgı bezidir. Zamanın ilerlemesine bağlı olarak yaşanan hormonal değişimler, genetik faktörler, beslenme yanlışları, ırk farklılıkları gibi unsurlar prostat salgı bezinin büyümesine ve bu salgı bezinde kötü huylu tümörlerin oluşmasına neden olabilir. Prostat hastalıklarının tamamının 50’li yaşlardan sonra oluştuğu ve prostatın bir hastalık olduğu kanısı toplumuzda yaygın bir görüş olsa da doğru değildir. Bu yazımda prostat hakkında bilinmesi gereken gerçekleri bulabilirsiniz.

“Prostat” Hastalık Değil, Bir Salgı Bezidir

Yanlış bilinenin aksine prostat bir hastalık değildir. Yazının başında da belirttiğim gibi prostat bir salgı bezidir ve fonksiyonları düşünüldüğünde erkek üreme sisteminde önemli görevlere sahiptir. İdrar yolunu çevreleyen ceviz büyüklüğünde ve şeklinde bir salgı bezi olan prostat; meninin sıvı kısmının üretilmesinden sorumludur. Bu bezde meydana gelen yapısal değişimler prostat hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Prostat hastalıkları üç ayrı grupta sınıflandırılabilir. İlki prostat bezinin farklı nedenlerle iltihaplanması sonucu oluşan prostatit yani prostat bezi iltihaplanmasıdır ve her yaşta görülebilir. İyi huylu prostat büyümesi ve prostat kanseri ise diğer prostat hastalıkları arasında yer alır.

Prostat Hastalıkları Düşünüldüğünden Çok Daha Yaygındır

Prostat muayenesinde prostat büyümesi ya da prostat kanseri teşhisi konulan hastalar bu hastalığın neden kendilerini bulduğunu düşünüp yakınabilirler. Ancak prostat bezi ile ilgili hastalıklar dünya genelinde oldukça yaygındır. Özellikle iyi huylu prostat büyümesine ve prostat kanserine yakalananların sayısı azımsanamayacak denli fazladır. Bu hastalıkların yaygınlıklarının bilinmemesinin temel nedeni sinsi ilerlemeleridir. Belirtiler zaman içerisinde yavaş yavaş şiddetini hissettirir ve özellikle kanserli hücrelerin rahatsızlık vermeye başlaması uzun zaman alabilir.

Prostat İltihaplanması Her Yaşta Görülebilir

Akut ya da kronik prostat iltihaplanmaları tüm erkeklerde görülebilir. Yaşı ilerlemiş olanlar kadar genç erkeklerin de prostat iltihaplanmasına yakalanma riski vardır. Genellikle şiddetli ağrı atakları ile kendini belli eden bu rahatsızlık erkeklerin hayat kalitesini yerle bir edebilir. Üstelik iltihabın yayılma riski de bulunur; bu nedenle tedavisi kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Prostat Kanseri Erken Teşhisle Tedavi Edilebilir

Prostat kanseri, prostat bezinin içerisinde kötü huylu tümörlerle karakterize edilen bir rahatsızlıktır. Hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu oluşan bu dokular zaman içerisinde genişlemeye, büyümeye ve yayılmaya devam eder. Prostat kanserin ilk evrelerinde, diğer bir deyişle kanserli hücreler henüz prostat bezinin dışına yayılmadığı zamanlarda, bu hastalık tespit edilirse kanserli hücrelerden tamamen kurtulmak %99 oranında mümkün olur. Hastalığın teşhisi ve tedavisi için geç kalındığında kanserli hücreler çevre dokulara yayılabilir ve bu aşamada kanserli hücrelerin ilerlemesini yavaşlatmak tedavinin nihai amacı haline gelir.

İyi Huylu Prostat Büyümesi ve Prostat Kanseri Benzer Belirtilere Neden Olur

Prostat kanserinin tedavisine geç kalınmasının temel sebeplerinden biri belirtilerinin iyi huylu prostat büyümesi ile karıştırılıp uzman doktorlara başvurmanın ertelenmesidir. Sık idrar yapma ihtiyacı, idrar akımında azalma, idrar yaparken ağrı hissetme ve idrarda kan görülmesi gibi belirtilerle kendini gösteren prostat kanserinin net bir şekilde teşhis edilmesi için PSA kan testi ve biyopsi sonuçlarının değerlendirilmesi gerekir.

Prostat Sağlığı İyileştirilebilir

Yaşı ilerleyen her erkeğin prostat hastalıkları ile mutlak surette karşılaşacağını söylemek gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Prostat sağlığını iyileştirmek ve bu bezde hastalık oluşma ihtimalini azaltmak mümkündür. Sağlıklı beslenen, düzenli spor yapan, ideal kilosunu koruyan, alkol ve sigaran uzak duran erkeklerin prostat hastalıklarına yakalanma riskinin azaldığı yapılan birçok bilimsel araştırma sonucunda açıkça gösterilmiştir.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.