Kronik Prostatit ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

Kronik Prostatit ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

İdrar yaparken yanma hissi, idrar akımında azalma, sık sık idrara çıkma gereksinimi, rektum ya da skrotumda şiddetli ağrı, orgazm sırasında ya da sonrasında ağrı gibi farklı belirtilerle kendini gösteren kronik prostatit; prostat bezinin farklı faktörler neticesinde kronik olarak iltihaplanması durumudur. Belirtilerinin şiddeti, süresi ve tekrarlanma sıklığı kişiden kişiye değişebilen kronik prostatit tedavi edilmesi zor bir prostat bezi hastalığıdır.

Her yaşta görülebilen ancak 50 yaş altındaki erkeklerde en sık görülen prostat hastalığı olma özelliği taşıyan kronik prostatit kimi zaman hiçbir belirtiye neden olmazken kimi zaman kişinin hayat kalitesini derinden etkileyebilir. Kronik prostatitin farklı nedenleri olabilmesi ve bazı hastalarda prostat iltihaplanmasına yol açan nedenin tespit edilememesi kronik prostatit etkilerinin sürekli olmasına neden olur.

Bu yazımda kronik prostatit türleri ve kronik prostatit hastalığının yeni nesil tedavisi olarak kabul edilen TUMT hakkında detaylı bilgi bulabilirsiniz.

 

Kronik Prostatit Türleri

Kronik prostatit 3 temel kategori altında incelenir.

  1. Kronik Bakteriyel Prostatit: Kronik bakteriyel prostatit bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle prostat bezinin iltihaplanmasıdır. İdrarda beyaz kan hücrelerinin ve bakterilerin bulunması durumunda uzmanlar bu hastalığı net bir şekilde teşhis edebilirler. En nadir görülen kronik prostat iltihaplanması olarak sınıflandırılan kronik bakteriyel prostatit genç ve orta yaşlı erkeklerde daha sık meydana gelir.
  2. Kronik Nan Bakteriyel  Prostatit: Enflamatuar Kronik Pelvik Ağrı Sendromu olarak da adlandırılan bu türde idrarda herhangi bir bakteri bulunmaz. İdrarda bakteriye rastlanmaması bu hastalığın teşhisinde ve tedavisinde zorluk çıkaran temel faktör olarak düşünülür. İdrarda beyaz kan hücresi vardır fakat enfeksiyon kanıtı yoktur. Boşalma sırasında ağrı, sık idrara girme, idrarın renginde koyulaşma, idrar yaparken ağrı hissedilmesi bu prostatit çeşidinin tipik belirtileri arasında yer alır.
  3. Asemptomatik Enflamatuar Prostatit: Non-Enflamatuar Kronik Pelvik Ağrı Sendromu olarak da bilinen bu türde idrarda bakterilere de beyaz kan hücrelerine de rastlanmaz; fakat hasta prostatit belirtilerini hisseder. Nedeni tam olarak bilinemez ancak idrar yolunda anormal bir basınç artışı nedeniyle Asemptomatik Enflamatuar Prostatit rahatsızlığının kaynaklanabileceği görüşleri yaygındır.

 

Kronik Prostatit Tedavisi

Kronik prostatit tedavisinde uygulanan tek bir yöntem bulunmamaktadır. Yıllarca bu hastalık yalnızca antibiyotik kullanımı ile tedavi edilmeye çalışılmıştır. Kronik prostatit farklı türleri olan bir hastalık olduğu için birden fazla tedavi yönteminin kombine edilmesi gerekebilir. Antibiyotik kullanımı sonucu semptomları azalmayan hastalara;

  • Prostat bezindeki düz kas hücrelerini gevşetme özelliğine sahip olan alfa reseptör blokerleri,
  • Pelvik ağrıların giderilmesi için kas gevşeticiler,
  • Prostat bezindeki iltihabı azaltmak için anti-enflamatuar ajanlar gibi ek medikal tedaviler uygulanabilir.

Kronik prostatit tedavisi yöntemlerinin kişi özelinde planlanması gerekir. Medikal tedaviye ek olarak sıcak oturma banyosu ve prostat masajı gibi geleneksel yöntemler de uygulanabilir.

Kronik prostatit hastalarının büyük bir kısmının sorunları uygulanan tüm bu tedavi yöntemlerine rağmen kalıcılığını koruyabilir. Son yıllarda kronik prostatit hastalığı olanlara TUMT yani Transüretral Mikrodalga Terapisi uygulanmakta ve olumlu sonuçlar alınmaktadır.

 

Kronik Prostatitte Yeni Nesil Tedavi: TUMT

Üç ila altı ay boyunca diğer tedavi yöntemleri denenmesine rağmen kronik prostatit semptomları yaşamaya devam eden hastalara uygulanan Transüretral Mikrodalga Termoterapi; post-operatif yan etkilere neden olmayan ve nispeten invaziv olmayan bir prosedürdür.

Belçika’da yapılan bir araştırma sonucunda geleneksel kronik prostatit tedavisine yanıt vermeyen 11 hastanın; TUMT sonrası kronik prostat şikayetlerinden %88 oranında kurtuldukları gösterilmiştir.

TUMT prosedürü yapıldığı gün hasta evine dönebilir. Genel anestezi gerektirmeyen seans yaklaşık 1 saat sürer. İşlem sırasında uzmanlar idrar yoluna bir katater ve rektuma ısı kontrolünün sağlanması adına termometre yerleştirirler. Kateterin ucunda idrar akışını engelleyen prostat dokusunu yok etmek için yeteri derecede ısı üreten bir mikrodalga anten bulunur. Seçilen prostat dokusu bölümleri ısıtılırken idrar yolunun ısıdan etkilenmemesi adına soğutma sistemi devreye sokulur.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.